Kültürkü 23 Nis 2008, 00:26
Bu konuda bir açıklama yapayım ki herkes bilgilensin.
Acaba gerçek bir öykü mü bu..? veya hakikaten yaşanmış bir olay mı bu..? diye düşünerek, biraz araştırdım. Çünkü; filmi izledim ve çok etkilendim, mükemmel bir film, Türkan Şoray ve Hakan Balamir müthiş oynamışlar. Eski Konya evlerinden tutunda, eski kıyafetlere kadar herşey mükemmel, hele hele yaylıya(Paytona) bayıldım.
Hemen işin erbabı büyüklere, ustalara müracat ettim. Sadece 1 kişiye bağımlı kalmadan, en az 4-5 kişiye sordum. Hemde bizzat işin içinde olan ustalara, yaşlılara. İşte aldığım ilginç cevaplar;
1.Gramofon avrat diye birisi yok, ama; Gramofon hoca varmış. Çok güzel bir sesi varmış. Aynı gramofon gibi ses çıkarmış hocadan. Kadınlar arasında toplantılarda vaaz verir, hocalık yapar, ilahiler okurmuş. Yıl: 1945-1950 gibi.
2.Gramofon hoca'ya bazı çekememezlik yapan iftiracılar iftira atmışlar. Sesinin çok güzel olmasından dolayı, bu yarın oturaklara da gider demişler, türkü de söyler, oynar da demişler.
3.Birde; özellikle cenaze evinde ağıtlar yaktığı bilinen bir hocadır Gramofon hoca.
Allah Rahmet Eylesin, mekanı Cennet olsun...
Bilgilerinize...

Canlar Kemale Ersin, Ersin Mevlâna Gibi.Türküler kimsenin değildir. Ama; herkesindir. Öyle ise; herkes bildiğini okuyacaktır.