Giriş Metni

Giriş Metni

İleti cvolkan89 23 Mar 2008, 17:52

Yeni Devrin Türkülerdeki İzleri

...Tesbit edilen bir tek eşkiya türküsü de, derleme yapılan tarihten 53 yıl evvele aittir. Cinayet işlenen yere jandarmalar ve savcı yetişiyor; suç işleyenler cezaevini boyluyorlar. Yaralananların yardımına bazen doktorun yetiştiğini, bazen bunların hastaneye kaldırıldıklarını görüyoruz. "Türkiye", "otomobil", "otobüs", "pulluk", "tango" gibi, bu devrin kelimeleri de türkülere girmeye başlamıştır.

Ankara Örencik ve Ahi Köylerinin Türküleri, Mehmet Tuğrul (1945)
Kullanıcı avatarı
cvolkan89
 
İleti: 2079
Kayıt: 23 Mar 2008, 12:03
Konum: Taşlıtarla

Re: Giriş Metni

İleti evRen 24 Mar 2008, 12:25

Eklendi.
Amma velakin ben bu paragraftan bişey anlamadım.. :(
Kullanıcı avatarı
evRen
Site Yöneticisi
 
İleti: 1848
Kayıt: 18 Mar 2008, 11:27

Re: Giriş Metni

İleti cvolkan89 24 Mar 2008, 15:34

halk devrimleri reddetmemiş, yeni teknolojik gelişmeleri türkülere sokacak kadar benimsemiş. cumhuriyet asayişi sağlamış.
kitabın tarihini özellikle yazdım, çünkü bunların vurgulanması özellikle o tarihlerde daha önemliydi.
Kullanıcı avatarı
cvolkan89
 
İleti: 2079
Kayıt: 23 Mar 2008, 12:03
Konum: Taşlıtarla

Re: Giriş Metni

İleti evRen 28 Mar 2008, 13:42

eh anladık diyelim.
Kullanıcı avatarı
evRen
Site Yöneticisi
 
İleti: 1848
Kayıt: 18 Mar 2008, 11:27

Re: Giriş Metni

İleti cvolkan89 24 Tem 2008, 13:29

Batı Romanlarında 9 Süreli Usûl

Türkiye Çingenelerinin Batı Roman kolunda karşımıza çıkan ve bu grubun müzik kimliğini belirleyen müzik öğesi 9 süreli usûl ve bunun iç yapısında yer alan farklı düzüm şekilleriyle ritmik vurgularıdır. 9 süreli usûlün 2+2+2+3 karakteriyle Çingene müzikleri o kadar özdeşleşmişlerdir ki, bu kalıp Çingene olmayanlar tarafından bile “Roman ritmi” olarak adlandırılmıştır (...)

Çingenelerin 9 süreli usûlü nereden veya kimlerden aldığına dair net bir bilgi elimizde mevcut değildir. Bu usûlün Ege ve Marmara bölgesi ile Balkanlardaki hakim müzikal unsur olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, bu usûlün Batı Çingeneleri arasındaki yaygınlığının gerekçeleri kendiliğinden ortaya çıkmış olacaktır. Ancak yöresel müziklerle iç içe olan Çingenelerin, bu müzikleri icra ederlerken karşı karşıya kaldıkları 9 süreli usûlün farklı düzüm şekillerine rağmen (örneğin Ege bölgesindeki zeybek havalarında görülen 3+2+2+2 düzümlü 9) kendi müzik uygulamalarında daima 2+2+2+3 düzümlü usûlü kullanmaları dikkate değer ayrı bir özelliktir. Üçlüsü başta bulunan 9 süreli usûlün icrası sırasında hiçbir güçlük yaşamayan yerli Çingene müzisyenler, üçlüsü ikinci (2+3+2+2) ve üçlüsü üçüncü (2+2+3+2) kademelerde bulunan 9 süreli şarkıların icrasında çok zorlanırlar. (...) İcrayı daima, söz ve müziğin ifade ettiği mananın dışına çıkarak üçlüyü sona alma eğilimi vardır. Hiç kuşkusuz bu, alışkanlıkların sonucunda ortaya çıkmış bir eğilimdir.

Türkiye’de Çingene Müziği, Melih Duygulu
Kullanıcı avatarı
cvolkan89
 
İleti: 2079
Kayıt: 23 Mar 2008, 12:03
Konum: Taşlıtarla

Re: Giriş Metni

İleti evRen 24 Tem 2008, 15:47

eklendi.
Kullanıcı avatarı
evRen
Site Yöneticisi
 
İleti: 1848
Kayıt: 18 Mar 2008, 11:27

Re: Giriş Metni

İleti cvolkan89 26 Tem 2008, 11:28

Darbuka İcrasında Çubuk Kullanımı

Bu çalış tarzında 20-25 cm'lik bir çubuk, sol elde, darbukanın gövdesine 5-10 derecelik bir açı ile tutulur. Sol elin baş ve işaret parmağı çubuğu tutarken, orta ve yüzük parmakları süratle çubuğu hareket ettirir. Sağ el ise bazen grup, bazen de tek tek parmakları çubuk üstüne vurarak ses çıkartır. Çubukla çalış sırasında sağ el, çubuk dışında darbukanın köşesine veya ortasına bağımsız vuruşlar yapmaz. Ancak bazı usta müzisyenler hem çubuk üzerine hem de kenarlara vurmak suretiyle özel sesler elde edebilirler. Sağ ve sol elin parmakları çubuk üzerine o denli seri vuruşlar yaparlar ki usûlün ana vurguları böylesi çubuk titremeleri arasında kaybolur. Ve böylelikle bir tur ustalık gösterisi yapılmış olur. Çingene darbukacılar çubukla çalışı hem kişisel bir meziyet olarak görürler, hem de Çingene olmayanların (Barolar) bu çubuklu ritim icrasıyla oynayamadıklarını, dolayısıyla bunun yalnızca Çingenelere özgü bir özellik olduğunu vurgulayarak övünürler.

Çubukla yapılan icrada darbukadan öylesine yüksek ve güçlü ses çıkar ki, tek darbuka ile geniş bir meydanda yapılan eğlencenin vurmalı çalgı ihtiyacı karşılanabilir. Çubukla icra bu işlevi bakımından da son dönemlerde rağbet görmektedir. Büyük davulların "dinleme havaları" çalınırken yaptıkları müzik icrasında da çubukla çalındığı olursa da, bu çok fazla rağbet gören bir icra tekniği değildir.

Türkiye'de Çingene Müziği, Melih Duygulu
Kullanıcı avatarı
cvolkan89
 
İleti: 2079
Kayıt: 23 Mar 2008, 12:03
Konum: Taşlıtarla

Re: Giriş Metni

İleti evRen 27 Tem 2008, 13:02

eklendi.
Kullanıcı avatarı
evRen
Site Yöneticisi
 
İleti: 1848
Kayıt: 18 Mar 2008, 11:27

Re: Giriş Metni

İleti cvolkan89 04 Ağu 2008, 02:33

Türk Halk Türkülerinde "Şiirlik Motif"ler

... (Şiirlik motiflerin bir yönü) "hazır kalıp" olarak farklı şartlar içinde ve bambaşka şeyleri anlatmak amacıyla yaratılmış metinlerde kullanılmaya elverişli oluşlarıdır. Türkü yakıcısı "eli altında" bulunan bu kalıpları güçlük çekmeden "yakma" işinde kullanır; türküsünü çok az yaratı çabası ile bunlar sayesinde uzatabilir; bunlar kendisine "çıkış uyakları"nı ve ansıtma gücü üstün anlatımları sağlayacaklardır. (...) Şiirlik motifin işi, türkücünün dinleyicilerine ulaştırmak istediği düşünce ve duyguları kıpırdatmak, uyandırmaktır.

Şiirlik motiflerin zaman içinde devamlılığı ve yayılma alanı

I Biri Orta Asya'da (herhalde 13. yüzyılda) Uygur yazısına geçmiş, öteki günümüzde Anadolu'dan derlenmiş bir türküde:

a) Amrak togmış ini kälin:
"Agam kayda?" ter mü erki?
("ter mü erki" karşılığı Anadolu Türkçesi ağzında "der mi ki"="der mi ola"dır.)

b) Evdeki çifte bacılar:
"Kardaş" der de ağlar m'ola?
(Bir Tercan türküsünden.)


II Biri Doğu Türkistan'dan, Kaşgarlı Mahmut'un 11. yüzyılda yazıya geçirdiği metinde, ikincisi 19. yüzyılda Plevne Savaşları sırasında yakılmış ünlü Osman Paşa türküsünde:

a) Etil suvı aka turur,
Kaya tübi kaka turur.

b) Tuna nehri akıp gider
Etrafını yıkıp gider


III Doğu Anadolu'dan bir sevda türküsü ile, 1905 Rus-Japon Savaşı üzerine Kırım'da yakılmış bir asker türküsünde:

a) Erzincan'da bir kuş var,
Kanadında gümüş var.
Gitti yârim, gelmedi,
Elbet bunda bir iş var.

b) İstanbul'da bir kuş bar,
Kanätindä kümüş bar,
Port-Artur'ga kitän kaytmay,
Albät onda bir iş bar.

Folklor ve Edebiyat, Pertev Naili Boratav
Kullanıcı avatarı
cvolkan89
 
İleti: 2079
Kayıt: 23 Mar 2008, 12:03
Konum: Taşlıtarla

Re: Giriş Metni

İleti evRen 04 Ağu 2008, 10:00

eklendi.
Kullanıcı avatarı
evRen
Site Yöneticisi
 
İleti: 1848
Kayıt: 18 Mar 2008, 11:27


Arşive Eklenecekler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir

cron